Günümüzde
neredeyse her eve bilgisayar girmiştir ve internet erişimi hemen hemen her
yerden sağlanmaktadır. Disk kapasitelerinin artması, her yerden bilgiye ulaşma
olasılığı, bilgisayarların çok büyük miktarlarda veri saklamasına ve daha kısa
sürede işlem yapmasına olanak sağlamıştır. Geçmişten günümüze veriler her zaman
yorumlanmış, bilgi elde etmek istenmiştir ve bunun için de donanımlar
oluşturulmuştur. Bu sayede bilgi, geçmişten günümüze taşınır hale gelmiştir.
1950’li
yıllarda ilk bilgisayarlar sayımlar için kullanılmaya başlamıştır. 1960’larda
ise veri tabanı ve verilerin depolanması kavramı teknoloji dünyasında yerini
almıştır. 1960’ların sonunda bilim adamları basit öğrenmeli bilgisayarlar
geliştirebilmişlerdir. Minsky ve Papert, günümüzde sinir ağları olarak bilinen
perseptron’ların sadece çok basit olan kuralları öğrenebileceğini
göstermişlerdir. 1970’lerde İlişkisel Veri Tabanı Yönetim Sistemleri
uygulamaları kullanılmaya başlanmıştır. Bilgisayar uzmanları bununla beraber
basit kurallara dayanan uzman sistemler geliştirmişler ve basit anlamda makine
öğrenimini sağlamışlardır. 1980’lerde veri tabanı yönetim sistemleri
yaygınlaşmış ve bilimsel alanlarda, mühendisliklerde vb. alanlarda uygulanmaya başlanmıştır. Bu yıllarda şirketler, müşterileri, rakipleri ve ürünleri ile ilgili verilerden oluşan veri tabanları oluşturmuşlardır. Bu veri tabanlarının içerisinde çok büyük miktarlarda veri bulunmaktadır ve bunlara SQL veri tabanı sorgulama dili ya da benzeri diller kullanarak ulaşılabilir. 1990’larda artık içindeki veri miktarı katlanarak artan veri tabanlarından, faydalı bilgilerin nasıl bulunabileceği düşünülmeye başlanmıştır. Bunun üzerine çalışmalara ve yayınlara başlanmıştır. 1989, KDD (IJCAI)-89 Veri Tabanlarında Bilgi Keşfi Çalışma Grubu toplantısı ve 1991, KDD (IJCAI)-89’un sonuç bildirgesi sayılabilecek “Knowledge Discovery in Real Databases: A Report on the IJCAI-89 Workshop” makalesinin KDD (Knowledge Discovery and Data Mining) ile ilgili temel tanım ve kavramları ortaya koyması ile süreç daha da hızlanmış ve nihayet 1992 yılında veri madenciliği için ilk yazılım gerçekleştirilmiştir. 2000’li yıllarda veri madenciliği sürekli gelişmiş ve hemen hemen tüm alanlara uygulanmaya başlanmıştır. Alınan sonuçların faydaları görüldükçe, bu alana ilgi artmıştır.
yaygınlaşmış ve bilimsel alanlarda, mühendisliklerde vb. alanlarda uygulanmaya başlanmıştır. Bu yıllarda şirketler, müşterileri, rakipleri ve ürünleri ile ilgili verilerden oluşan veri tabanları oluşturmuşlardır. Bu veri tabanlarının içerisinde çok büyük miktarlarda veri bulunmaktadır ve bunlara SQL veri tabanı sorgulama dili ya da benzeri diller kullanarak ulaşılabilir. 1990’larda artık içindeki veri miktarı katlanarak artan veri tabanlarından, faydalı bilgilerin nasıl bulunabileceği düşünülmeye başlanmıştır. Bunun üzerine çalışmalara ve yayınlara başlanmıştır. 1989, KDD (IJCAI)-89 Veri Tabanlarında Bilgi Keşfi Çalışma Grubu toplantısı ve 1991, KDD (IJCAI)-89’un sonuç bildirgesi sayılabilecek “Knowledge Discovery in Real Databases: A Report on the IJCAI-89 Workshop” makalesinin KDD (Knowledge Discovery and Data Mining) ile ilgili temel tanım ve kavramları ortaya koyması ile süreç daha da hızlanmış ve nihayet 1992 yılında veri madenciliği için ilk yazılım gerçekleştirilmiştir. 2000’li yıllarda veri madenciliği sürekli gelişmiş ve hemen hemen tüm alanlara uygulanmaya başlanmıştır. Alınan sonuçların faydaları görüldükçe, bu alana ilgi artmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder